X
Kullanıcı Girişi
Giriş yapmak için lütfen aşağıdaki formu kullanınız.
MENÜ

TURİZM SEKTÖRÜ HAPŞIRDIĞINDA DİĞER SEKTÖRLER NEZLE OLUYOR!

"Turizm sektörü hapşırdığında diğer sektörler nezle oluyor" diyen ETİK Başkanı İşler, turizmcinin tüm birikimlerini 2020'de tükettiğini, sektörün 2021 yılında bu gemiyi yürütemeyeceğini vurguladı Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, "Bu yıl bizi başka bir tehlike bekliyor" diyerek, turizmde yaşanacak olan mağduriyetleri dile getirdi. Özel bankaların kredi konusunda riske girmek istemediğini ve otel işletmecilerinin ya da otel sahiplerinin kredi konusunda da ciddi sıkıntılar yaşadığını ifade eden İşler, böyle giderse 2021 yılının sonunda daha büyük bir yıkımın meydana geleceğini vurguladı. Aynı zamanda, turizmcinin. 'Virüsün kaynağı oteller' algısından da rahatsızlık duyduğunu belirten İşler. "Siz önce sahayı düzeltin. Enerjimizi sertifikalı yerler yerine sahayı düzeltmek için harcarsak, pandemiyle daha etkin mücadele etmiş oluruz" görüşünde.

BANKALAR ÇOK FIRSATÇI YAKLAŞIYOR

Devlet bankalarının limitlerinin belli olduğuna dikkati çeken ETİK Başkanı Mehmet İşler, şunları söyledi: "Kredilerin takla attırma günleri geliyor ancak bankalar kredi limitlerini aşağıya çekiyor. Özel bankalar hiç riske girmek istemiyor. Özel bankalar limit vermiyor, kredi de vermek istemiyor. Devlet bankalarının limitleri belli. Herkes devlet bankalarıyla çalışmıyor, bankalar ödeme günleri geldiği için takla attırmıyor. Takla attırmak isteseler de çok yüksek fiyatlandırma yapıyorlar. Faizler şu anda yüzde 20-25'lere çekildi. Özel bankalar çok fırsatçı yaklaşıyor. Dolayısıyla devletin bu durumda sektör için özel bir finans modeli çıkarması lazım. Ancak devlet bu konuda çok ağır kalıyor. Turizm sektörü maalesef finans kaynağına ulaşma konusunda, aldığı kredileri kapatma, döndürme ve takla konusunda çok çaresiz. Bu konuda acil çözüm üretilmesi gerekiyor. Ertelenen vergi ödemelerimizin süreleri doldu. Sektör, bunların da ertelenmesini istiyor." Böyle devam ederse özellikle Ege Bölgesi'nde otellerin el değiştireceğini de anlatan İşler, "İnsanlar birikimlerini 2020'de tüketti. 2021 'de bu gemiyi yürütecek birikimleri kalmadı. Ya borcu karşılığında bankalar oteli satacak ki bu otellerin ucuza satılması anlamına geliyor ya da otel sahipleri otelini satıp, borcunu kapatmaya çalışacak. Finans sorununun çözülmemiş olması, böyle bir riski meydana getirdi. Böyle giderse 2021 sonunda daha büyük bir yıkım olur" isyanında bulundu.

SİZ ÖNCE SAHAYI DÜZELTİN

Sürekli aynı sertifikalı otellerin denetlenmesinden de yakınan Başkan İşler, "Siz önce sahayı düzeltin. Enerjimizi sertifikalı yerler yerine sahayı düzeltmek için harcarsak, pandemiyle daha etkin mücadele etmiş oluruz" görüşünde. Dışarıda denetlenmeyen AVM'ler, restoranlar varken, 'Virüsün kaynağı oteller' gibi davranıldığını söyleyerek bu duruma tepki gösteren İşler. "Biz zaten Kültür ve Turizm Bakanlığı Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı'ndan (TGA) 'Güvenli Turizm Belgesi'ni alabilmek için 15 ayrı uluslararası akredite firma tarafından denetleniyoruz. Sertifika alsak bile denetimler sürüyor. Buna rağmen tesise hiçbir katkı sağlamayan, belge vermeyen, tutanak tutmayan birbirinden habersiz bir sürü kurum denetlemeye geliyor. Zaten 200 odalı otelde 30 oda dolu. 30 oda için devletin bir sürü insanı denetliyor. Sertifikalı yerlere gidip, iş yaptık diye kağıt üstünde kontrol ettiklerini gösteriyorlar. Dostlar alışverişte görsün" dedi. "Ne hikmetse AVM’lere, sokaktaki esnafa karşı aynı hassasiyet yok" diyen İşler, şöyle devam etti: “Oy kaybı endişesiyle bazı yerlerin denetlenmediğini düşünüyorum. Siyaset, sağlıktaki hijyen kurallarının üstünde gözüküyor. Aksi olsa cezalar ve sahalardaki denetim yayılır. 18.5 milyon insana istihdam sağlayan bir sektör, işten uzak olan bu insanların hegemonyası altına bırakılmıştır. Bu maalesef, Türkiye'nin çelişik hayatının dışa vurulmuş bir ayıbıdır”

2021’DE KAYIP YIL OLABİLİR!

Ege Bölgesi’nde yüzde 80 oranındaki işletme, bu yaz tesislerini açmadı. Açanlar da yüzde 25 dolulukla çalışıyor. Bu doluluk oranının havuz ışıklandırmasına ya da suyun klor masrafına yetmeyeceğine dikkat çeken İşler, “Tesisini açmayan daha az zarar ediyor” dedi. Bu yıl için bazı otellerdeki konaklama ücretlerinin geçen sene ile aynı iken, bazı tesislerin de yüzde 100 fiyat artışına gittiğine dikkat çeken İşler, "Ortalama yüzde 10-15 civarında bir fiyat artışı var. Zaten insanlarda para da kalmadı. İzinleri bitti. Yarı ücretlere çalıştılar, birikimlerini harcadılar. Tatile çıkmak isteyen kesim de eridi" diye konuştu. Bu yılki kişi başı konaklama fiyatlarının ise sertifikalı otellerde her şey dahil 350-400 TL'den başlayıp. 900-1200 TL aralığına kadar çıktığını dile getiren İşler, şöyle devam etti: "Pandemi koşullan uygulandığında bir otel en fazla yüzde 60 dolulukla çalışabilir. Keşke görsek bu oranlan. Mevcut doluluklar bu sektörü kurtarmaz. Turizm sektörü hapşırdığında diğer sektörler nezle oluyor. 54 yan sektörü besliyoruz. Hükümetin yeni birtakım teşvikler vermesi lazım. Aksi takdirde sektör bu gemiyi yürütemez. 2021 de kayıp yıl olabilir."



Haber Listesi
E-posta listemize kaydolmak için lütfen e-posta adresinizi kaydediniz.
Bizi Takip Edin!