Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı,
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, Türkiye
Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB)’nin, Airbnb, Expedia, GetYourGuide, Viator,
Isango, ToursByLocals, Agoda, Trip.com Group, Hotels.com ve Musement adlı 10 yabancı
seyahat platformuna karşı erişim engeli talebiyle açtığı dava konusunda değerlendirmelerde
bulundu. Turizmin paydaşları ile bir bütün olduğunu ancak konunun yeterince irdelenmediğini
sandıklarını belirten İşler, konaklama sektörü olarak, dijital platformları yasaklamak
yerine, doğru hukuki zeminde yönetmek görüşünde olduklarını açıkladı.
PLATFORMLAR KÜRESEL VİTRİN
Dünya turizminin dijitalleşme, yapay zekâ ve küresel online platformlar
ekseninde hızla ilerlediğini belirten Mehmet İşler, online seyahat acentelerinin
(OTA’lar), yalnızca bir satış kanalı değil, ülkelerin, şehirlerin ve destinasyonların
küresel vitrini hâline gelmiş durumda olduğunu hatırlattı. Mehmet İşler; “Davada
adı geçen ve geçmeyen platformlar üzerinden Türkiye’nin otelleri, kıyıları, şehirleri
ve markaları milyonlarca potansiyel misafire aynı anda ulaşıyor. Bu gerçeklik göz
ardı edilerek atılacak her adım, iyi niyetli olsa dahi, ülke turizmine orta ve uzun
vadede zarar verir. TÜRSAB bu konuda bir sorun görmüş olabilir, haklıda olabilirler.
Ancak; bize göre, çözüm bunlara erişimi yasaklamak değildir. Çözüm; hukuki çerçeveyi
doğru kurmak, rekabeti korumak ve sistemi düzenlemektir. Türkiye Cumhuriyeti mevzuatı,
bu yaklaşımı açıkça desteklemektedir. Anayasanın 48 ve 167 maddeleri ile 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun bu konuda yol göstericidir. Dolayısıyla hukuken
de mesele; “erişim engeli” ya da “kapatma” değildir. Mesele; vergilendirme, temsilcilik,
veri kullanımı, tüketici hakları ve haksız rekabet gibi başlıkların net, şeffaf
ve denetlenebilir kurallarla düzenlenmesidir.”
DÜNYADA ÖRNEĞİ YOK
“Bugün dünyada, tüm küresel OTA’ların kapalı olduğu tek bir turizm
ülkesi yoktur. Aksine, turizmde söz sahibi ülkeler, dijital platformları yasaklayarak
değil, kontrol ederek, regüle ederek ve rekabeti artırarak güçlenmektedir. Türkiye
gibi dünya turizminde üst sıralarda yer alan, 100 milyon turist hedefi koyan bir
ülkenin, yasaklarla, erişim engelleriyle ve kapatma refleksiyle anılması, ülke imajı
açısından da ciddi bir çelişkidir. Dijitalleşmeyi mahkeme kararlarıyla veya erişim
engelleriyle durdurmaya çalışmak, bugünün dünyasında mümkün değildir. Bu yaklaşım,
kısa vadede bir rahatlama hissi yaratsa da, otelciye, seyahat acentasına, kamuya
ve ülke ekonomisine kalıcı bir fayda sağlamaz. Geçmişte yaşanan örnekler bunun açık
göstergesidir. Asıl çözüm; küresel platformları kapatmak değil, Türkiye merkezli
güçlü dijital platformların doğmasına öncülük etmektir. Bu da ancak açık piyasa,
adil rekabet ve doğru hukuki düzenleme ile mümkündür. Dijital platformlar ve yapay
zekâ, tehdit değil, doğru yönetildiğinde büyük bir fırsattır. Turizm yasaklarla
değil, rekabetle büyür. Dijitalleşme durdurulamaz; doğru hukuki zeminle yönetilir.
Sorun varsa, çözüm, kapatmak değil, düzenlemek ve ortak akılla hareket etmektir.”
dedi.