Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK)
Başkanı, Türkiye Otelciler Federasyonu Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, Yeşil
Pasaport (Hususi Damgalı Pasaport)'un, Türkiye adına uluslararası temas kuran,
düzenli seyahat ihtiyacı bulunan ve ülkeye döviz kazandıran faaliyetler
yürütenlere verilmesi gerektiğini savundu. İşler bu anlamda başta gelen
sektörün turizmciler olduğuna dikkat çekti.
TURİZMCİLERİN ORTAK SORUNU VE TALEBİDİR
Mehmet İşler aynı konunun Seyahat Acenteleri ve Turizm
Rehberleri birliklerince de dile getirildiğini hatırlatarak turizm
paydaşlarının bu konuda ki taleplerinin ortak olduğunu söyledi. Mehmet İşler;
"Türkiye'de yeşil pasaport uygulaması sistemi, "meslek + kıdem"
üzerinden otomatik hak üretirken, asıl hedef olan Türkiye adına uluslararası
temas kuran, düzenli seyahat ihtiyacı bulunan ve ülkeye döviz kazandıran gerçek
faaliyet sahiplerini yeterince dikkate almamaktadır. Mevzuatta geçtiğimiz
yıllarda yapılan ek düzenleme ile baroya kayıtlı ve en az 15 yıl kıdemi bulunan
avukatlara da, belirli şartları sağlamaları koşuluyla hususi damgalı pasaport
verilebilmektedir. Sahada gördüğümüz tablo ise şudur: Yeşil pasaportu olmasına
rağmen yurtdışıyla bağlantılı hiçbir işi olmayan, hatta tatile dahi bir kez
çıkmayan çok sayıda kişi vardır. Yeşil pasaport, "işi kolaylaştıran
araç" olmaktan çıkmıştır. Gerçekten yurtdışı temas kurması gereken ve
ülkeye döviz kazandıran kişiler için sistem destek sağlamamaktadır. Türkiye pasaport
rejiminin güvenilirliği tartışmaya açılmaya, AB yeşil pasaporta bazı koşullarda
vizeden söz etmeye başlamıştır. Pasaport Kanunu'ndaki düzenleme ve bu
düzenlemeye dayanılarak çıkarılan yönetmelik, uygulamayı tanımlasa da bugün
gelinen noktada fiili ihtiyaç ve aktif uluslararası faaliyeti
sorgulamamaktadır."
İHTİYAÇ TEMELLİ YEŞİL PASAPORT
"Yeşil pasaportun verilmesini "kıdem + unvan"
ile tamamen koparmak doğru değildir ama bunlara ek olarak fiilî ihtiyacı
belgeleyen objektif kriterler getirilmelidir. Meslek ve kıdem koşulu yanında
kişinin, yurtdışı bağlantılı iş yaptığı, düzenli seyahat ihtiyacı bulunduğu,
uluslararası sözleşme, dava/uyuşmazlık, ticari faaliyet, fuar/roadshow,
akademik çalışma, yatırım görüşmesi gibi somut gerekçelere dayanan "somut
uluslararası faaliyet" icra ettiği, yeşil pasaport edinmede öncelikle
değerlendirilmelidir. Bu pasaport "süresiz statü" kazandıran bir araç
değil, "faaliyete bağlı ve faaliyetin devam ettiği sürece sağlanan bir
hak" olmalı, periyodik olarak gözden geçirilmelidir. Şartların
kaybedilmesi halinde, günümüz elektronik takip sistemleri dolayısıyla
pasaportun iptali ve iadesi kolaylıkla sağlanabilir. Turizm ve döviz getirici
sektörlere "öncelikli iş insanı/uzman" penceresinden bakılmalıdır.
Turizm, etkinlik, kongre, spor organizasyonu, sağlık turizmi, MICE, ihracat
bağlantılı hizmetler gibi alanlarda yurtdışı temas kurmak zorunda olan
profesyonellere, gelir ve faaliyet ispatıyla şeffaf ve denetlenebilir bir yeşil
pasaport vermenin yolu açılmalıdır.
100 MİLYAR DOLAR HEDEFİNE DAHA HIZLI KOŞARIZ
Bu düzenleme yapılırsa ve yeşil pasaport alırsa, yoğun
rekabet ortamında, ülkeye döviz girdisi sağlama yolunda, dünya insanını iknaya
çalışan, rakiplerini alt etmek için var gücüyle savaşan turizmcinin eli
rahatlayacaktır. Birkaç günlük tanıtım faaliyeti, fuar ya da etkinlik takvimi
için aylarca önceden, vize stresine girmeyecek turizmci 100 milyon turist 100
milyar dolar girdi hedefine daha hızlı koşacaktır." dedi.