Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı,
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan Yardımcısı Mehmet İşler, ekonomi
yönetiminin Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Türkiye Cumhuriyet
Merkez Bankası koordinasyonunda açıkladığı, kredi kartları, krediler ve konut finansmanını
kapsayan yeni makroihtiyati adımları ihtiyatla izlediklerini açıkladı. İşler, BDDK’nın
kredi kartlarındaki limit düzenlemelerinden eğitim ve sağlık harcamalarının etkilenmeyeceği
açıklamasını olumlu bulduklarını ancak turizm sektörünün de buna dahil edilmesini
istediklerini belirtti.
TURİZM SEKTÖRÜNE DE POZİTİF AYRIMCILIK
ETİK Başkanı İşler, yüklü ödemelere ilişkin BDDK’nın değişikliğe
gitmesini turizm sektörünün işleyiş ve girdi akışı yönünden değerlendirdi. Kredi
kartlarında toplam limiti 400 bin liranın üzerinde olan ve limitini doldurmayan
kullanıcıların limitlerinin kademeli olarak düşürülmesine ortak bir uygulama olarak
karşı olduklarını, limitin kişinin ispata elverişli belgeli gelirleri ile kartı
veren bankanın kriterlerine uygunluğuna bağlı olarak belirlendiğini, bu anlamda
limiti yüksek olanın kullanmadığı bu rakamları hiç kullanmayacağı anlamına gelmediğini
hatırlattı. Mehmet İşler; “BDDK’nın, bireysel kredi kartlarına ilişkin değişiklikler
yapılması konusundaki karar ve çalışmalarını ihtiyatla takip ediyoruz. Kart sahibinin
tüm bankalardaki toplam kredi kartı limitinin, 400 bin TL’nin üzerinde olması halinde,
son bir yıl içindeki en yüksek harcamanın yapıldığı hesap kesim tarihindeki kullanılmayan
limitlerin bankalarca kısmen azaltılmasının, bununda yüzde 50’lere, daha yüksek
limitlerin yüzde 80’lere varan oranlarda yapılacağının kararlaştırıldığı açıklandı.
Bu kararların temelde tüketicinin korunması, alt gelir gruplarının desteklenmesi,
yasa dışı bahisle mücadele ve uluslararası düzenlemelere uyum adına alındığı ifade
edildi. Kredi kartı limitlerinin düşürülmesinin eğitim ve sağlık harcamalarını etkilemeyeceği
belirtildi. Turizm sektörü olarak bizde ödemeleri nerdeyse her aşamada kredi kartı
üzerinden alan, kredi kartının en yoğun olarak belki de en başta kullanıldığı sektörüz.
Kredi kartı, nakit taşıma yük ve riskini azaltan, kişiye, işletmeye ve vergi alan
devlete birçok kolaylıklar ve hız sağlayan bir sistem. Limitleri doğrultusunda ödeme
kapasitesi olan bir kullanıcının bugüne kadar limitini kullanmamış olmasına gelecekte
kullanmayacağı anlamı yüklenemez. Sırf bu nedenle limitlerin azaltılması, harcamaların
sistem dışına çıkması riskini de beraberinde getirebilir. Gerek işletmeler ve gerekse
kişi başka ve yasal takibi zor ödeme yöntemlerine meyil edebilir. Sektörümüz, hem
vergi hem döviz girdisi sağlamada Türkiye ekonomisinin lokomotifi. Bu uygulamanın,
turizm sektörüne olumsuz etkileri olacak gibi görünüyor. Vatandaşlarımız, süresinde
ödeme gücü olduğu halde kredi kartı limit yetersizliği nedeniyle tatilden vazgeçme
ya da konaklama sürelerini kısaltmayı tercih edebilir. Kredi kartları turizm sektörünün
tüm bileşenlerinde ödemelerin temel unsurudur. Ana tahsilat aracıdır. Limitlerin
düşürülmesinden doğacak talep daralması, işletmelerin zaten kısıtlı karlılıklarını
daha da düşürür, yenileme ve yeni yatırım kararlarını erteletir ya da iptal ettirir.
İstihdam sorunları yaratır, devletin vergi gelirlerini azaltır ve turizm sektörünün
her yıl yükselerek, adım adım yaklaştığı 2030’da yüz milyon turist, yüz milyar dolar
girdi hedefine ulaşmada zorluklar yaşatabilir. Turizm sektörünü olumsuz etkileyebilecek
bu durumlar dikkate alınarak eğitim ve sağlık sektörüne yönelik pozitif ayrımcılığa,
turizminde dahil edilmesi hem vatandaşımızın, hem sektörümüzün yararına olacaktır.
Turizm sektörünün sürdürülebilirliği ve dünya ile rekabeti, önüne yeni engeller
çıkarılmakla değil ancak birlikte hareket ettiği 60 yan sektörde dahil, ekonomik
faaliyetlerinin ve nakit akışlarının hızlı ve sorunsuz işlemesiyle mümkündür.” dedi.