Küresel ekonomik, siyasi ve askeri gelişmeler nedeniyle 2026
sezonuna zorlu bir tabloyla giren turizm sektörü umudunu dokuz günlük Kurban Bayramı
tatiline bağladı. Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı,
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkan yardımcısı Mehmet İşler, geçen yılın
aynı dönemine göre, rezervasyonlarda yüzde 30-40 civarında gerileme olduğunu, bundan
turizmci kadar devletinde gelir kaybına uğradığını, Kurban Bayramı tatiline bir
buçuk gün ilavenin, hem turizmcinin, hem devletin hem de vatandaşın yüzünü güldüreceğine
inandıklarını açıkladı.
Akıbeti belirsizliğini koruyan ABD İsrail İran çatışması nedeniyle
gelen iptaller ve rezervasyonlardaki yavaşlıkla, Haziran – Temmuz aylarında gerçekleştirilecek
Dünya Kupası’nın olası etkilerine dikkat çeken Mehmet İşler resmi tatil günlerinin
hem dini gerekleri yerine getirmeye, hem uzak hısım akraba ziyaretlerine, hem de
dinlenmeye yetecek bir zaman dilimine yayılmasını vatandaşlarımızın her zaman memnuniyet
ve teşekkürle karşıladığını hatırlattı.
HEM TURİZMCİ HEM DEVLET HEM VATANDAŞ İÇİN
Turizmcinin de bu tür dönemlerde iç pazarın dengeleyici rolüne
inandığını belirten Mehmet İşler; “Turizm sektörü 2026 sezonuna zorlu bir tabloyla
giriyor. İptallerdeki artış ve rezervasyonlardaki yavaşlama nedeniyle işletmeler,
geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30-40 geriden geliyor. Sektör temsilcileri
olarak bu tür dönemlerde iç pazarın her zaman dengeleyici rol üstlendiğine inanıyoruz.
Beklentimiz bu hafta yani 23 Nisan haftasında 24 Nisan’ın da idari izin kapsamına
alınarak vatandaşlarımıza okullarda yaşanan olumsuz günleri unutabileceği bir dinlenme
olanağı sağlanmasıydı. Ancak olmadı. Turizmde işlerin durduğu ya da yavaşladığı
dönemlerde turizmcinin de, devletin de dolayısıyla vatandaşın da kaybettiği inkar
edilmez bir gerçektir. Küresel ekonomik, siyasi ve askeri gelişmeler vatandaşlarımızın
tatil planlarını ertelemesine ya da tatil sürelerini azaltmasına neden oluyor. Yabancı
turist ise bekle gör anlayışına dönüyor ve son dakika rezervasyonlarına yöneliyor.
Bunlar turizmcinin yarını görmesine engel oluyor. Bu nedenle Kurban Bayramı tatiline,
arife gününün yarım ve bir gün öncesinin tam olarak eklenerek dokuz güne çıkarılmasını
sektörel bir umut olarak görüyoruz. Ayrıca bu kararın bir an önce açıklanarak insanımızın
rahatça plan yapmasına olanak sağlanmasını istiyoruz. Dokuz günlük tatil, yalnızca
turizmi değil, geniş bir ekonomik zinciri de harekete geçirecektir. Otel doluluklarında
hızlı artış, iç turizm hareketliliğinde ciddi canlanma, istihdamın korunması ve
sezon öncesi güçlenmesi, KDV ve vergi gelirlerinde artış, ulaşım, yeme-içme ve perakende
sektörlerinde zincirleme hareketlilik ekonomimize gerçek anlamda can suyu olacaktır.
Bu süreçte hem öğrencilerin hem çalışanların yoğun tempolarına kısa bir mola vermesi
onları rahatlatırken, sektör çalışanları da sezon öncesi moral kazanacak, motivasyonları
artacaktır. Bu karar, sadece bir tatil düzenlemesi değil, aynı zamanda sektörün
sezon öncesi toparlanması için stratejik bir adım olacaktır. Sektör olarak, herkesin
ve her kesimin yararına olacağına inandığımız için, Kurban Bayramı tatilinin dokuz
güne çıkarılmasını talep ediyoruz” dedi.